Ojenin Tarihi Nedir? Oje Nasıl Ortaya Çıktı?

Oje, günümüzde kadınların sıklıkla tırnaklarına sürdüğü, kıyafetin rengine göre değiştirdiği, şekil verdiği bir aksesuar çeşididir. Bin bir renge sahip oje, ellerin bakımlı görünmesini de etkiler. Her şeyin bir tarihi olduğu gibi, ojenin de tarihi olduğunu biliyor muydunuz? Oje nasıl ortaya çıktı, oje günümüze kadar nasıl geldi merak ediyorsanız, sizler için ojenin tarihini bu yazımızda paylaşıyoruz. İşte, ojenin tarihi…

Milattan önce Babil savaşçıları savaşlardan önce hazırlanmak için uzun saatler harcarlardı. Savaşan bu adamlar; saçlarını kıvırcıklaştırır, tırnaklarını boyarlardı. Hatta dudaklarını da tırnaklarıyla aynı renge boyamayı ihmal etmezdi. Evet, belki kulağa tuhaf geliyor ama M.Ö. 3200’lerde erkekler böyleymiş.

Babil kraliyet mezarlarından çıkarılan boyaları uzmanlar incelemeye başladı. İnceleme sonucunda uzmanlara göre, oje M.Ö. 3200’lü yıllardan kaldı. O dönemde tercih edilen oje rengi siyah ve yeşil renkleriydi. Üst tabakadaki önemli kişiler siyah renk oje sürerken alt tabakadaki kişiler yeşil oje kullanıyordu.

M.Ö. 3000’lerde Çinliler ise, oje renkleriyle sınıflandırma yaparak hanedanları ayırırdı. Üst tabakadaki kişiler tırnaklarını hanedanın renklerine boyardı. Genellikle, kırmızı gibi, pigmentli renkler tercih ediliyordu. O dönemde herkesin oje sürmesine de izin verilmezdi. Bazı hanedanlık dönemlerinde alt tabakadaki kişiler soluk, daha az pigmentli renklerle oje sürebilirdi. Tırnaklarına kraliyet renklerine uygun oje süren alt sınıflar ölümle cezalandırılırdı.

Kleopatra, yalnızca tırnaklarını boyayan ilk insan olarak tarihe geçmişti. Kleopatra, tırnaklarını kan kırmızı rengine boyardı ve tırnak boyamak statü isteyen bir durum teşkil ediyordu.

Peki, tırnak boyası nasıl oje haline geldi? diye sorarsanız size bu durumla ilgili olan 2 rivayeti açıklayalım. Rivayetlerden birine göre, misafirleri için midye toplamaya giden New Yorklu bir kadın sarı ve çizilmiş tırnakları için tırnak cilası sürmüş ama bunun yetmediğini fark edince, eşinin boyalarından bir renk alıp tırnakları üzerine sürmüş. Kadının tırnakları misafirleri tarafından beğenilince tırnak cilası ile boya karıştırılarak ojenin ilk adımları atılmış.

İkinci rivayet ise, İngiliz olan pis bir kadın tırnaklarının içerisindeki pislikleri temizlememek için tırnaklarını boyamış. Tırnaklarını önce toz boya ile boyayan kadın, ellerine su değince boyanın çıktığını görmüş ve pastel boyalar ile tırnaklarını boyamış. Pastel boyalar ile de istediği sonucu alamayınca dağlarda topladığı bitki köklerini, ağaç yapraklarını ve tinere benzeyen bir maddeyi karıştırıp tırnaklarına sürmüş. Karışımın uzun süre tırnaklarında dayandığını görünce yapmış olduğu ojeyi insanlara yaymış.

Merve Ağdağlı

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir