İlişkide ilk adımı kim atmalı?

Yeni bir ilişkiye başlamak istiyorsunuz ancak karşınızdaki kişi adım atmıyor. Bu durumda karşınızdaki kişinin adım atmasını mı beklemelisiniz yoksa adımı siz mi atmalısınız bir türlü karar veremiyorsanız beklentilere yön verecek gerçekleri paylaşıyoruz.

Konu aşk, meşk, ilişkiler olduğu zaman ilişkiyi elinize yüzüne bulaştırmadan ya da sevgisinden bunaltmadan nasıl yaklaşmalısınız?

İlk adımı erkek atmalı düşüncesi artık eskisi kadar yaygın değil. Hatta günümüzde kadınlar erkeklerden daha fazla özgüvene sahip. Kadınlardaki yetenek ve özgüven ifade biçimini de kolaylıkla şekillendirebiliyor.

Karşınızdaki kişiye düşüncelerinizi aktarmak ve duygularınızı paylaşmak; hislerinizi ve isteklerinizi ifade etmenize olanak tanır. Bu sayede de karşınızdaki kişinin sizinle ilgilenip ilgilenmediğini anlamış olursunuz.

Duygularını açıkça belli eden kadınlar, erkekler tarafından özgüvenli olarak adlandırılıyor. Bu sevgi biraz yükselince erkekler bu özgüvenin adını abartı olarak değiştirebiliyor.

Kadın ya da erkek fark etmeksizin duyguları karşı tarafa aktarmak kişinin en doğal hakkıdır. Bazen bunu belli etmenin tek yolu doğrudan söylemek olmayabilir. İlk adımı atmanızın tek nedeni ondan hoşlandığınızı söylemek değil; kimi zaman onu daha fazla aramak, kimi zaman da onunla daha fazla zaman geçirmek olabilir. Bunun ilişkiye dönüşüp dönüşmemesi ise ayrı bir durumdur.

Adı belli olmayan ama karşılıklı bakışmalar, sohbet etmeler ile başlayan serüvenin içerisine aşk girdiği anda, zaman bir anda geçmek bilmez. Halbuki zaman su gibi akıyor. Bir hafta oldu, bir ay daha geçti derken bir bakarsınız yıl geçmiş olur. Hayat çok hızlı akıyor diye dertlenmiyor musunuz? Hiçbir şey için zaman kaybetmemeliyiz.

Zaman bu kadar hızlı ilerliyorken neden karşı taraftan adım bekleyelim ki?
Daha fazla zaman geçmeden içinden geldiği gibi adım atmanın tam sırası…

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir