Ebeveynlerin Kaçınması Gereken Hatalar

Ebeveynler genellikle çocuklarının gelişmesine ve büyümesine bazen ceza yoluyla dahi yardım ettiğini düşünebilir. Ebeveynler tarafından çocuklara verilen cezalar kötü sonuçlara neden olabilir. Ebeveynlerin kaçınması gereken hataları kelebek yazar ekibi olarak sizlere derledik.

Ebeveynlerin çocuklarına olan yaklaşımları sonucu çocuklarda; depresyon, endişe ya da kanser gibi sonuçlar görülebilir. Eğer siz de yaklaşımınızda bir terslik olduğunu düşünüyorsanız ve mutlu çocuklar yetiştirmek istiyorsanız sizin için paylaşacağımız bu bilgiler ile hala bir şansınız var. İşte, ebeveynlerin kaçınması gereken hatalar…

Elleriniz sürekli üzerinde olmasın

Ebeveynler sürekli çocuklarına ne yapacaklarını ve nasıl yapacaklarını söyleyerek sürekli rehberlik etme eğilimdedirler. Elbette, ebeveynler çocuklarını sağlıklı ve güvenli tutmak için ellerinden gelenin en iyisini yapmak istemeleri normaldir. Ancak, çocuklar büyürken duygularını nasıl yöneteceklerini kendileri öğrenmelidir. Ebeveynlerin bu tür davranışları çocuklar üzerinde; sosyal adaptasyon sorunu, arkadaş edinmek ve davranışları analiz etmekle ilgili sorunlara neden olacaktır. Hedefiniz çocuklarınızın sosyal ortamlarda uyumsuz olmasını sağlamak değilse, onların ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmanız gerekir. Durumu sizin yardımınız olmadan yönetebildiklerini fark ettiklerinde onlara izin verin.

Şaplak atmayın

Ebeveynler, fiziksel gücün çocukları disipline edeceğine inanıyor ve birçok insan da bu konuda hemfikir. Yapılan bir araştırmaya göre, ebeveylerin % 94’ü düzenli olarak çocuklarına şaplak atıyor. Uzmanlar şaplak atmanın beklenilenden daha farklı olumsuz sonuçlara yol açtığını söylüyor. Şaplağa maruz kalan çocuklar; antisosyal eylemler, psikolojik bozukluklar, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı gibi davranışsal bozukluklar yaşayabilir. Ayrıca, yüksek oranda kanser olma riski taşır, kalp hastalığı ve astım gibi problemlere de neden olabilir. Çocuğunuzun özgüvenini artıracak bir iletişim dili kurmayı deneyin.

Kıyaslama yapmayın

Ailen hiç seni birisiyle karşılaştırdı mı? Benzetme yapmanın çocukları daha iyi olmak için motive edeceği düşünülür. Ancak, bu hiç doğru bir bilgi değildir. Birini diğeriyle kıyaslamak çocukta özgüveni düşürür. Ayrıca, çocukların arasında bir boşluk yaratarak kendilerini güvende hissetmelerini engeller. Çocukların her durumda mutlak sevginize ve desteğinize ihtiyacı var. Bu yüzden, onlar üzerinde kıyaslama yapmak yerine sorunlar hakkında konuşmak daha iyi olacaktır.

Tutarsız ebeveynlik, savunmasız bir çocuğa yol açar

Bir gün çocuklarınıza oyuncaklarını temizlemelerini söyleyip ertesi gün bir şey söylemeden kendiniz temizlerseniz, çocuklar üzerinde belirsiz bir ebeveynlik otoritesi oluşturur. Dün kötü bir ruh halindeydiniz ve çocuklarınıza ceza verdiniz ama bugün kendinizi harika hissediyorsunuz diye tüm gün boyunca ne isterlerse yapmalarına izin verirseniz dengesiz bir ortam yaratırsınız. Bazı kurallara sahip olun ve her zaman sınırlarınız olsun.

Bağırmak iyi bir çözüm değil

Çocuklarınızın yaramazlık yaptığını hayal edin. Bir kez, iki kez, üç kez sakinleşmelerini istediniz ve en sonunda patladınız. Bağırmak aslında saniyeler içinde kaynayan duygulardan kurtulmamıza yardımcı olan etkili bir yöntemdir. Bazı ebeveynler çığlık atmanın sorunu o zaman ve orada çözmenin en iyi yol olduğuna inanıyor. Fakat, böyle bir ebeveynlik tarzının sonuçlarını hiç merak ettiniz mi? Çocuğa bağırmak anksiyete, depresyona hatta kronik ağrıya neden olabilir. Çocuğunuzun büyümesine ve gelişmesine yardımcı olacak yeni ebeveynlik yöntemleri benimsemek için hiçbir zaman geç değildir.

Aşırı derecede yüksek beklentiler çocukları asla mükemmelleştirmez

Çocuğunun başarısız olmasını isteyen hiçbir ebeveyn yoktur. Yüksek umutlara sahip olmak aslında çocukların daha iyi performans göstermeleri için motive eder. Ancak, beklentileriniz gerçekçi değilse; sinir krizleri, yorgunluk, endişe, uykusuzluk ve çeşitli hastalıklara yol açabilir.  

Singapur Ulusal Üniversitesi’nden bir bilim adamı olan Ryan Hong, “Çocuklar ebeveynleri mükemmel olmasını beklediklerinde hata yapmaktan korkuyorlar” diye açıklıyor.

Çocuğunuz neden bu kadar kötü? Kendine bir bak

“Ne ekersen onu biçersin” diye bir söz var. Bu tamamen ebeveyn-çocuk ilişkisini yansıtıyor.

Araştırmalar çocukların ebeveynlerinden değerleri ve davranış modellerini kopyaladığını gösteriyor. Çocuklarınız kötü bir kelime kullanıyorsa o kelimeleri nereden öğrendiğine bakın.

Korkutmak iyi bir fikir değil

Bazı ebeveynler çocuklarını durdurmak için korkutuyor. “Eğer durmazsan, seni bu adama vereceğim ve o seni kilitleyecek!” Bu taktik oldukça işe yarayabilir. Öyleyse neden psikologlar kullanmanızı önermiyor? Bilim adamları korkunun beynimizin alt seviyelerini kullandığını açıklar, böylece çocuklar korktuklarında davranışlarını düşünemezler. Ayrıca polislerden, doktorlardan ve bu amaçla kullanılan diğer insanlardan korkan çocuklar yetiştireceksiniz. Dahası, beyinleri hızlı bir şekilde korkmayı öğrendikçe, onlar daha çok korkacaklar. Çocuğunuzu disipline etmenin daha yararlı bir sonucu olan başka yollar bulmak daha iyidir.

 “Bir milyonda 1’sin” demek kibir nedenidir

Çocuğunuza özel olduğunu söylediniz mi? Bunun çocuklarınızın güvenini ve özgüvenini artıracağına inanıyorsunuz. Ancak, uzmanlar bunun beklenmeyen sonuçlara yol açabileceği konusunda bizi uyarıyor. Çocuğunuza sıcaklığını ifade etmek önemlidir, çünkü bu, özgüvenini artırabilir, ancak onları aşırı değerlendirebilmek, daha yüksek narsisizmi teşvik edebilir.


Çocuğunuz yalan söylüyorsa, geçmişte hatalarına aşırı tepki verdiğiniz anlamına gelebilir

Çocuklar birçok nedenden dolayı yalan söyleyebilir. Dikkat arayabilirler ya da yalanlarına verilen tepkilerini kontrol etmek isteyebilirler. Psikologlar bunun gelişimde doğal bir adım olduğunu onaylarlar. Ancak, çocuklarınızın hata veya başarısızlıklarına aşırı tepki gösterme ihtimaliniz varsa, başlarını belaya sokmamak için kullanabilirler. Benzer vakalardaki tepkilerinizi hatırlayın, davranışınızı düzeltin ve çocuğunuzu gerçeği anlatması için teşvik edin. Açık iletişim, sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisinin anahtarıdır.

Merve Ağdağlı

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir