Çocuğunuzun Bir Terapistin Yardımına İhtiyacı Olabileceğine İlişkin İşaretler

Yetişkinler olarak, çocuklarımızın davranışlarını genellikle anlaşılmaz buluyoruz. Normal ve anormal davranışlar arasında bir çizgi çizmek çok zor. Peki, çocuğumuzun tedaviye ihtiyacı olup olmadığını nasıl biliyoruz? Bunlar herhangi bir ebeveynin dikkatini çekmesi gereken bazı işaretlerdir.

Bugün Kelebek Yazar olarak, çocuğunuzun bir terapistin yardımına ihtiyacı olup olmadığını anlamanıza yardımcı olmak istiyoruz

1-Aşırı tepki

Aşırı tepki, çocuğun zihninin yaptığı psikolojik bir yanıttır. Tehdit edici durumlarda çocuğun muzdarip olduğu içsel rahatsızlık; gizli duygularını ifade etmenin bir yoludur.

Sosyal rahatsızlıkları, birçok durumun kontrolünü kaybetmelerine yol açarak yıkıcı davranışlara neden olur. Bu durumlar için bir çocuk psikoloğu, tepkilerini anlamalarına ve içinde bulundukları çevrenin hiçbir şekilde onlara zararlı olmadığını anlamalarına yardımcı olabilir.

2-Sürekli öfke

Çocuklar belirli sorunlara aşık olurlar. Ancak öfke, çocuğun aşırı derecede başvurduğu bir davranışsa, bunun altına inmeniz gerekir. Sık sık öfke, kaygı, çocukluk kaygısı ve hatta dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtilerine işaret edebilir. Bir terapist çocuğunuzun öfkesinin köklerini kolayca belirleyebilir ve bununla birlikte, özel vakaları için daha odaklanmış çözümler verebilir.

3-Kalıcı üzüntü ve sinirlilik

Bir çocuk hakkında bilmediğimiz veya sinirlendiğimiz konularda üzülme eğilimi gösterirse, ilk çatışmayı bulmak için daha derine inmeliyiz. Mümkünse, onlara neden bu kadar üzüldüklerini sormalıyız. Ebeveynleriyle rahatlık bulamayan veya kendi evlerinde huzur bulamayan bir çocuğun bir uzmanı ziyaret etmesi gerekir.

Küçük yaşlarda, çocuklar ebeveynlerinin yardım etmeye çalıştığını ve bu durumun onları sakinleştirmeye meyilli olduğunu fark ederler. Çatışma, endişelerinin devam ettiği ve takıntılar etrafında dönüp dönmediği anda ortaya çıkar. Bu, çocukların gereksiz saplantılar (korkular) ve zorlamalar (davranışlar) yaşamalarına neden olan obsesif bir kompulsif bozukluk (OKB) olabilir.

4- Sınıavlarda ani ve açıklanamayan bir düşüş

Notlardaki ani bir düşüş endişe kaynağı olabilir. Notlar, akademik performanslarından ziyade çocukların duygusal istikrarını yansıtma eğilimindedir.

Bazen zorbalığın sonuçları olabilir. İlk önce sınıfınızdaki öğretmene danışmak ve psikolog ziyaret etme olasılığını değerlendirmek daha iyi olacaktır.

5. Yalnız olmayı tercih etmek

Arada sırada her çocuğun sessizce, etrafta çok insan olmadan, yalnız bir zamana ihtiyacı vardır. Ancak, bu faaliyet onlar için ne ölçüde bir tercih haline geliyor? Çocuklar sürekli sosyalleşmek istiyorlar. İlkokula başladıklarında günler hakkında konuşmayı bırakamazlar, arkadaşlarıyla bir araya gelmek ya da bütün öğleden sonraları ebeveynleriyle oynamak isterler. Ancak, daha az konuşmayı veya sadece okulda yalnız oynamayı tercih eden birçok çocuk var. Çocuğun öğretmenine bu tuhaflığı fark edip etmediklerini sormak atılacak ilk adımdır. Bu küçük işaretler, gençler için sosyal kaygıya çok yaygın bir kapı açıyor olabilir.

6. Konsantre olamama

Birçok çocuk hayalperest olma eğilimindedir, ancak ne kadar hayalperest olurlarsa olsun her şeyi söylenen zamanda yapmayı başarırlar, doğru yazmayı ve konuşmayı öğrenirler.

Konsantrasyon dereceleri çok düşerse, çocuğun hareketsiz oturamayacağı, kolayca dikkati dağıtıldığı veya çalışmakta zorlandığı bir noktaya dikkat etmelisiniz. Bir terapist, sadece birkaç seansta bir disleksi veya DEHB vakası olup olmadığını anlayabilir.

7. Takıntılar ve zorlamalar

Takıntılar ve zorlamalar, günlük yaşama müdahale etmedikleri sürece çocuğun gelişiminin normal bir parçası olabilir. Çocuğunuzun yaşıtlarından daha ciddi saplantı ve zorlamalara sahip olduğunu fark ederseniz, telaşa kapılmalısınız. Bu, OKB sendromunun ifade edilmesinin en yaygın yollarından biridir ve bu tür saplantılar çocuğu günlük görevlerini yerine getirmelerine izin vermeyecek şekilde etkiliyorsa, bir terapiste başvurmak gerekir.

8. Uyku düzeninde ani değişiklikler

Ebeveynler olarak, sağlıklı uyku alışkanlıkları oluşturmalarına yardımcı olmak önemlidir.  Fiziksel ve duygusal gelişim ile uyku kalitesi arasındaki ilişki çok önemlidir. Erken yaşlarda yeterince uyumamak beynin gelişimini ve bununla birlikte çocuğun günlük aktivitelerini etkileyebilir. Çocuğunuz uyumada zorluk çekmeye başlarsa veya sürekli yorgunsa, bir terapisti ziyaret etmek önemlidir.

Çocuğunuzda bu işaretlerden herhangi birini fark ettiniz mi? Bu bilgiyi yararlı bulabilecek birini tanıyor musunuz? Yorumlarda sizden haber almaktan memnuniyet duyarız!

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir